15 Ocak 2012

"Hayatlar evler gibi olabilse keşke. Kapısına kilidi vurup biraz dışarı çıkabilseniz. Selam veren tanıdıklara 'Kusura bakmayın. Ben bir süreliğine ben değilim. Kendim de tatildeyim.' diyebilseniz."

Ece Temelkuran yine çok doğru söylemiş. Bu kadarını yapamasam da şimdi ben yarım bir tatile çıkıyorum. Doğduğum büyüdüğüm şehre gidiyorum. Havasını, suyunu sevdiğim şehre. Bilincimi berraklaştıracak olan yere... En azından öyle umuyorum. Zihnimin aklanması ile dönmek...

Haydi eyvallah size...

Opera ve Tren

Bir tren yolculuğu sırasında opera söyleyerek bulduğun birini, bir opera sonrası tren yolculuğuyla kaybedebilirsin.

İzlediğim en iyi filmlerden biri Sibirya Berberi... Bir tren yolculuğuyla hayatları kesişen iki insanın hikayesi. Sadece onu altyazı ve dublaja ihtiyaç duymadan izleyebilmek için Rusça öğrenmek isterdim.

Bazıları için uzun bir film ama benim için tekrar tekrar dönüp izlenecek filmlerden biridir.


13 Ocak 2012

Öyle Değil Böyle...

Pilli Bebek'in Olsun şarkısını dinliyordum. İnternette paylaşınca bir arkadaşım "öyle değil böyle dinlenir bu şarkı." diyerek akustiğini yolladı. Dinledim. Beğendim ama yok, ilki gibi gelmedi bana. Akustik olunca acılı oluyor şarkı, dağıtıyor insanı. Normal akışında ise, doğrul diyor. Kalk, büyüdün artık.

Öyle bir şarkı ki... Sözleri müziğiyle çeşit çeşit anlamlara geliyor. Öyle bir şarkı ki arkadaş, akustik olsa da olmasa da her haliyle saatlerce dinleniyor.

Ben büyüdün diyeni tercih ediyorum. Sen?

"Çocuk düşlerimiz yok artık!"